Gölcük Belediyesi’nin Hisareyn köyünde yemyeşil araziye inşa edilen lojistik tesise nasıl göz yumduğunu ortaya çıkarmıştım.
Belediye milyonlarca liralık rantı açık otopark ruhsatı verdik diye savunmuştu.
İmar Kanunu 37. Maddesi’nden bahsediyordu.
Bu maddeye göre ruhsat verildiği anlatılıyordu.
Tarım arazilerine dökülen betonlar, tarım arazilerinin de ruhsat verilen lojistik tesise katılması, etrafının çitlerle çevrilmesi filan elbette Gölcük Belediyesi tarafından görmezden geliniyordu.
Göz yumuluyordu.
Rantın başında Kemal Kahraman ve şürekası vardı.
Günlerce yazdım.
CHP Grubu suç duyurusunda bulundu.
Aradan aylar geçti.
Milyonlarca lira lojistik firmanın cebine akmaya devam etti.
Ford fabrikasına kiralamışlardı tesisi.
Metrekare başına anlaşma yapmışlardı.
Yağlı müşteriye kapak atmışlardı.
*
Bugün Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde konu yeniden gündeme geldi.
Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer suçunu itiraf etti.
“Açık depolama” yapıldı dedi.
Ruhsatı da açık depolama alanı olarak verdiklerini söyledi.
Zaten biliyordum, itiraf sonrasında tekrar ediyorum; bu ruhsat hukuka uygun değil.
Ali Yıldırım Sezer’in yargılanması gerekiyor.
Kemal Kahraman’ın yargılanması gerekiyor.
Bu ruhsatı veren, göz yuman, bu tesisten nemalanan herkesin yargılanması gerekiyor.
Dahası MASAK’ın inceleme başlatması gerekiyor.
İlçedeki bir spor kulübü dahil, gelen giden paralar, yöneticilerin hesap hareketleri, aniden satın alınabilen milyonlarca liralık iş makineleri filan…
Hepsi incelenmeli.
Bu rant, bu talan düzeni sona erdirilmeli.
Ancak bunu yapacaklar mı, sanmıyorum.
Çünkü Gölcük’ün kahramanları ve Artvin lobisi devrede.
Gölcüklü Gürcülerin gönlü hoş edilmeli.
Eski başkan Mehmet Ellibeş’in yol verdiği, palazlandırdığı, Artvin’de cinayete sebep olan işadamları mutlu edilmeli.
*
Ali Yıldırım Sezer anlattı.
Vatandaş istemiş, araziler konut kalsın ama burayı bu şekilde kullanalım demişler.
Belediye de uygun görmüş.
Ruhsatı vermiş.
E iyi de neden ticari arsa kiralamıyor bu lojistik firmanın sahipleri?
Neden konut ve tarım arazilerine göz dikiyorlar?
Çünkü yok paraya köylüden kiralıyorlar, sonra bilmem kaç katına Ford’a veriyorlar.
Oh ne ala.
Belediye de göz yumuyor.
*
Mecliste elbette kendi partili belediye başkanını ateşe atmadı Tahir Büyükakın.
Ak Partili Ali Yıldırım Sezer’in kanunsuz kararlarıyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Hukuka uygun değilse, mahkeme karar verir.”
“Sonucu bekleyelim, daha sonra nasıl bir yol izleyeceğimize bakalım.”
“Ruhsatı veren makam iptal eder.”
“Ben Ali başkanın amiri değilim. Ruhsatı iptal etmesi için ona bir emir veremem.”
CHP’liler emir değil, olumlu görüş ve telkin beklediklerini söylediler ama arada kaynadı gitti.
*
Meclis saatler sürdü.
Son dakikalarda Hisareyn konusu gündeme geldi.
Konuyu gündeme taşıyan CHP’li Gülcan Gül Denizci çok net ifadelerle durumu anlattı, tartışmaya girmedi.
Kendisini tebrik etmek lazım.
Nedeni ise bir sonraki konu başlığında aslında.
Meclis nedir, mecliste nasıl konuşma yapılır, tartışmalardan nasıl uzak durulur…
Denizci’nin konuşması ders niteliğindeydi adeta.
Meclis!
“Cehalet mutluluktur.” sözü Sokrates’e atfedilir, bazı kaynaklarda ise Descartes’a.
Sözün kime ait olduğunun pek de bir önemi yok.
Ancak günümüzde hala daha gerçekliğini yüzyıllarca olduğu yerde duran bir taşmışçasına koruyor.
Cahilsen, bilmiyorsan ve haberdar değilsen senden mutlusu yok.
Maalesef işimiz gereği gündemi takip etmek zorunda kalıyoruz.
Az da olsa gündeme dair bilmenin ve haberdar olmanın acısını inanın her gün yaşıyorum.
Bugün bir kez daha yaralandım.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısını izliyordum.
Kur’an kursuydu, Pensilvenya’ydı, iftiraydı, yalandı bir anda karıştı meclis.
Öyle bir karışıklık öyle anlamsız cümleler ki hak salonu terk etti.
Kim haklıydı, kim haksızdı konuşmanın anlamı kaldı.
Videolarda gözüküyor.
CHP’li üye sesli tartışırken ayağa kalkıyor.
Kalkmamalı.
Ancak mecliste daha önce de defalarca tartışmalarda meclis üyeleri ayağa kalkmıştı.
Hiçbir tartışma bu kadar büyümemişti.
Peki bu defa neden büyüdü?
Çünkü CHP’li üye ayağa kalktıktan sonra Ak Partili üye yerinden fırladı ve üzerine yürüdü.
O sırada her iki parti grubunda da yer alan militanlar devreye girdi.
O ona bağırdı, bu şuna bağırdı derken neredeyse 1 saatten uzun bir süre saçma sapan bir tartışmayı izledik.
*
Bu tartışma öyle köy kahvesinde filan yapılmıyor dostlar.
Bu kentin en büyük, en önemli karar organı olan Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yapılıyor.
Daha yerel seçimlerin üzerinden bu yana 1 yıl geçmedi.
Daha önümüzde bir sonraki seçim için 4 yıl var.
Bu kenti yönetecek meclis, kent yararına faydalı kararlar almak yerine bir arena, bir ring gibi kullanılıyor.
Her ay farklı bir siyasi polemik doğuruyor.
Bir hafta tartışılıyor, üç hafta sonra yeni bir tartışma gündeme geliyor.
Fare kapanında tekerlek üzerinde gibi sürekli anlamsız bir efor sarf ediliyor.
Peki kent bundan ne kazanıyor?
Birileri gazetelerde sayfa sayfa haber oluyor, reklamını yapıyor hepsi bu.
Kent bir şey kazanmadığı gibi bu saçma sapan tartışmalardan haberdar olanlar kendilerinden eksiliyor.
Cehaletin mutluluğu, seviyesi yerlerde tartışmaları izlemek, okumak, duymak zorunda kalanları terk ediyor.
Koca bir kent, “Bizi bunlar mı yönetiyor” diyerek uçsuz bir mutsuzluğa gark oluyor.
Yazık.
Gökçe!
Derince Belediye Başkanı CHP’li Sertif Gökçe de mevkidaşı Karamürsel’i yöneten CHP’li başkan Ahmet Çalık gibi büyükşehirle arayı iyi tutmaya çalışıyor.
Bu durum CHP içerisinde bir grubun tepkisine sebep olsa da Derince halkı için hizmet üretilmesini de sağlıyor.
CHP’de büyükşehirle ortak çalışma yürütmeyen tek ilçe İzmit.
Siyaseten bu tavır parti içerisinde takdir de topluyor.
CHP içerisindeki ikiye bölünmüş görüntüden filan bahsetmeyeceğim.
Ancak parti kulislerinde sürekli körüklenen konular var.
Genel olarak İzmit Belediyesi kaynaklı bu konular.
Sertif Gökçe ve Ahmet Çalık’ın büyükşehirin kayığına bindiğini, iktidarla işbirliği yaptığını ima ediyorlar.
Ak Parti’ye boyun eğmeyen tek başkanın Fatma Kaplan Hürriyet olduğunu öne sürüyorlar.
Bunlardan da bahsetmeyeceğim.
Derince’deki fotoğraflarda bir şey dikkatimi çekti.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a AK Parti Derince İlçe Başkanı Mustafa Tırpan eşlik ediyor.
Ancak Sertif Gökçe’nin yanında ilçe başkanı Orkun Utkubaş yok.
Elbette mazereti vardır, işi vardır filan.
Ancak bu kadar önemli bir buluşmada, ilçede belediye başkanını yalnız bırakmak pek olmamış gibi.
Hani derler ya, dakika 1, gol 1.
Utkubaş genç siyasetçi.
Önümüzdeki yıllarda siyasetin temposuna alışacak, kendini ona göre ayarlayacaktır.
Kocaman!
Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, Kartepe OSB’de üretim yapan Tezcan Galvaniz’de greve çıkan işçileri ziyaret etti.
Destek verdi.
İnsanlığın bir gereği aslında grevdeki işçilere destek olmak.
Hali hazırda üretim araçlarını elinde bulunduran sermaye sahipleri 7 ceddine yetecek kar marjlarına kavuşurken, günümüz kölesi işçiler açlıkla mücadele ediyor.
“Ben insan onuruna yakışacak bir yaşam istiyorum” diyen işçilerin yanında olmayanlara şaşırmamız gerekirken maalesef 23 yıllık Ak Parti iktidarında greve destek olanlara şaşırmaya, olması gerekeni yapanları haberlere konu etmeye başladık.
Köpeğin adamı ısırması değil adamın köpeği ısırması haberdir diye kabaca haber değeri nasıl bir şeydir anlatılır durur.
İşte onun gibi bir şey.
Köpek adamı ısırıyor, hepimiz şaşırıyoruz.
*
Yine de Mustafa Kocaman’a sevgi dolu kucaklamalar filan gönderiyorum elbette.
Bu devirde iktidar partisinin belediyesini yönetip, işçinin yanında taraf olmak biraz yürek istiyor elbette.
Ancak ufak da bir uyarı yapmak gerek.
Malum bir çelik fabrikasının tesisine de çok yüksek dille karşı çıkılmıştı Kartepe’de.
Dolmabahçe’de bir toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın azarlamasıyla herkes geri vites yapmıştı.
Dilerim Tezcan Galvaniz de bir şekilde Erdoğan’a ulaşmaz ve Kartepe’de olanları şikayet etmez.
*
Tezcan Galvaniz neden bu kadar gariban kalmış onu anlayamadım yalnız.
Grevi erteletmek için ne yapması gerekiyordu acaba?
Acıdım mı?
Asla.
Madem işçinin hak ettiğini vermiyorlar, işçi zorla almak zorunda kalıyor…
Beter olsunlar.
YORUMLAR