Öncelikle buradaki “kötü” özneldir.
Senin kötün benim kötümden farklı olabilir.
Senin kötü bulduğunu, ben kötü bulmak zorunda değilim.
Fakat fikir birliğine varılmışçasına bir kötüden bahsediliyor diyebilirim bugünlerde.
Kimdir, nedir o kötü aslında hepimiz biliyoruz?
İktidar.
20 küsur yıldır ülkeyi yöneten bir siyasi partiyi “kötü” olarak görmek, her şeyin faturasını iktidara kesmek, bütün olumsuzluklardan iktidarı sorumlu tutmak doğal ve tabiidir.
Ancak kötü olana karşı direnmek, mücadele etmek ve hepsinden önemlisi yerine bir “iyi” konumlandırmak gerek.
Türkiye genelinde olduğu gibi, ve fakat Türkiye genelinde olduğundan çok daha büyük bir aymazlık içerisinde bulunan ana muhalefet partisi CHP, Kocaeli’de ne direniyor, ne mücadele ediyor, ne bir iyi olarak kendi siyasetini vatandaşa alternatif sunabiliyor.
*
Kocaeli özelinde devam edeceğiz elbette.
Makamların genel merkeze “güzel görünmek” için birer sahne gibi kullanıldığı CHP, yıllardır tek gözü görmeyen, tek kulağı duymayan, dili tutuk, mental retardasyon yaşayan herhangi olağan bir tepkisizden farksız, sadece günü geçirmekle yetiniyor.
CHP’li başkanlar, CHP’li yöneticiler, bugünün mücadelesini örgütlemek yerine, yarın kendileri adına gelebilecek deri koltukları, güzel makamları düşlüyor.
Öyle ki çok uzun yıllardır CHP Kocaeli İl Örgütü yahut Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkanlığı mücadelen kaçmak, etliye sütlüye bulaşmamak adına hiçbir konuyu yargıya taşımıyor.
Kürsülerde yapılan göstermelik “muhalefet” belirli bir düzeyi aşmıyor.
CHP’nin limitli muhalefeti, iktidar partisi tarafından yönetilen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne yıllardır arayıp bulamadığı bir yaşam alanı oluşturuyor.
Büyükşehir belediyesi istediği her şeyi hiçbir engele takılmadan yapabiliyor.
Kürsüde belli bir seviyede kalan eleştiriler, henüz kulaklara düşmeden eriyor.
Zihinlerde ise en ufak bir yer edinmiyor.
*
Hal böyle iken benim, muhalefet olduğunu iddia eden CHP’lilerden beklediğim elbette pek mantıklı görünmeyebilir.
Ancak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde “ana muhalefet” maalesef CHP.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde olan biteni incelemek, yanlışları tespit etmek, bu yanlışlara karşı yargı karşısında bir mücadele başlatmak CHP’lilerin görevi.
CHP Kocaeli İl Örgütü yahut Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkanlığı’nın çok uzun yıllardır hiçbir konuyu yargıya taşımadığını söyledim yukarıda.
Anlatayım.
Ben yaklaşık 15 senedir bu kentte CHP’yi yakından takip eden birkaç gazeteciden biriyim.
Sefa Sirmen’den, Ferhan Şensoy’a pek çok il başkanının nasıl siyaset yaptığını gördüm.
En son Yalçın Kuşkan döneminde, rahmetli Hüseyin Yılmaz’ın grup başkanvekilliğinde CHP’lilerin büyükşehirdeki pek çok olumsuzluğa karşı dava açtığını söyleyebilirim.
Yalçın Kuşkan bütün dava masraflarını kendi cebinden yapardı.
Büyükşehirde muhalefet edilen, muhalefet şerhi koyulan ve dava konusu edilebilecek her konuyu mahkemeye taşırdı.
MİA Projesi’ni iptal ettiren Kuşkan ve çalışma arkadaşlarıdır mesela.
Kuşkan’dan sonra il başkanlığı değil, Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkanlığı’nın birkaç konuda dava açtığını söyleyebilirim.
Engin Taşdemir dönemiydi.
CHP Grup Başkanvekiliydi.
-Şimdilerde Fatma hanım (Fatma Kaplan Hürriyet) bu görevde sanırım.-
KOYAŞ rantıyla ilgili dava açıldı örneğin.
Çayırova’daki haksız kat artışı mahkemeye taşındı bildiğim.
Tek tek şu yapıldı, bu yapıldı demeyeceğim.
İl başkanlığının karışmadığı bu davalarda KOYAŞ rantı defalarca iptal edildi.
Rantı kimin yarattığı, kime yaradığı önemli olmamalı aslında.
Ancak oldu.
KOYAŞ rantına karşı CHP’de birileri direnirken birileri kulağının üstüne yattı.
Birkaç aile şirketi, yanlış arazi seçimi nedeniyle inşa edemedikleri bodrum katlarına karşılık yeni inşaat alanları kazanacaktı.
KOYAŞ meclise son gelişinde CHP Grubu mahkemeye taşımadı bile.
Böylelikle KOYAŞ 50 bin metrekare yeni inşa alanı hakkı elde etti.
CHP’liler uyudu, muhalefet şerhine rağmen mahkemeye başvurmadı.
Bir grup CHP’li, bir grup CHP’liye rağmen bu konuda diretti.
Ancak her şey unutuldu gitti.
Meclis grubu da seçimlerle birlikte değişiyor.
2024 Nisan itibariyle yeni meclis grubu göreve geldi.
Ve o günden bugüne CHP meclis grubu tek bir konuda mahkemeye başvurmadı.
CHP Kocaeli İl Başkanlığı da yıllardır sürdürdüğü etliye sütlüye dokunmama politikasına ara vermeden devam ediyor.
Bu durum kent genelindeki önemli olayların unutulup gitmesine sebep oluyor.
*
Unutulmak üzere olan konulardan biri de Artvinliler Vakfı.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Artvinliler Vakfı’na arazi satışı da muhalefet şerhiyle meclisten geçti.
Daha sonra CHP grup kararı aldı.
Suç duyurusunda bulunulacaktı sorumlular hakkında.
Kamunun zarara uğratıldığı iddiası vardı çünkü gündemde.
Söz konusu satışı da mahkemeye taşıyacaktı.
Ancak bu konu da havada kaldı.
CHP, Artvinlilerle ilgili kürsüde yapılan konuşmaları da unutturdu.
Mahkeme kapıları muhalefet açısından tozlu ve kullanılmaz halde bekliyor.
*
Bir de Gölcük Belediyesi’nin günlerce yazdığım rantı söz konusu.
CHP Kocaeli İl Başkanlığı bu konuda da dava açma kararı almıştı.
Halen açılmış bir dava yok.
Bu ayki meclis toplantılarında, Gölcük’te, büyükşehirde bu konu gündeme gelir mi bilmiyorum.
Gündeme gelse de bir şeyin değişeceğini sanmıyorum.
Birkaç cümleyi yüksek sesle kuran CHP’liler daha sonra yeniden bilmeze yatacak, konuyu mahkemeye filan taşımayacaktır.
Kocaeli’de rant sağlayacaksınız, yolsuzluk yapacaksanız en doğru zaman bu zaman olabilir.
Benden söylemesi.
Karşınızda hem âmâ hem lâl bir muhalefet var.
Bu fırsatı kaçırmayın…
*
Son olarak Gölcük rantı nedir, KOYAŞ rantı nedir, onlarla ilgili bilgilendirici yazıları da şöyle bırakayım.
Ben yazıyı yazarken birkaç defa sıkıldım.
Dikkatim dağıldı.
Siz sıkılmadıysanız, onları da okuyabilirsiniz.
Bu devirde yolsuzluğu, rantı, soygunu, bu rantlara, yolsuzluklara, soygunlara sessiz kalanları filan duymak kadar anlatmak da sıkıcı geliyor artık.
Gündelik ve rutin bir hal aldı.
Bugün duyduğumuza şaşırıyoruz, yarın yenisini işitiyoruz.
Bu düzen değişir mi?
Hiç sanmıyorum.
Kendini bir “iyi” olarak konumlandırmayan, “kötü” olarak adlandırdığına karşı koymayan, mücadele etmeyen, direnmeyen bir CHP’nin zaferini ise hiçbir değişiklik yaşanmamışçasına karşılayacağımı belirtmek istiyorum.
Ben “kötü” olarak adlandırdığım gitsin, yerine “iyiler” gelsin istiyorum.
Başkasının kötüsü gitsin, yerine bir başkasının kötüsü gelsin istemiyorum.
Değişecekse bu düzen değişmeli dostlar.
Düzeni yönetenler, eline mühür alanlar değil…
Kimse etliye sütlüye dokunmak istemiyor, siyaset de buna dahil, çünkü hepsinin açıkları var,hatta ortak noktaları var,o nedenle farklı bir beklenti beyhude malesef.
Evet aynı şey Çayırova’da da geçerli bütün Park alanlarını yeşil alanları ucuz ucuz kiraya sanayicilere veren belediyeye CHP’nin dava açmaması Anlaşılır gibi değil
Gölcük meclisinde tek bir soru önergesi sorulmadığı oluyor. Muhalefet yetersiz…meclis toplantılarını seyrediyorum muhalefetin mikrafon sesi bile kısık….
bu ay meclis toplantısı niye izlenemiyor? sezer efendi her zaman paylaşırdı…
Sezer efendi hem kendini hem akamı komik duruma düşürdü. hastanaye gidip defalarca açılacağı tarihi söyledi. Kendi ile ilgili bir konu imiş gibi. defalarca ertelendi açılış. kendi ile ilgili olan cevre yollarının yapılması ise son günlere bırakıldı. lambalar açıp kapaması ise saçmalığın danişkası
Ali Yıldırım Sezer kendini hiçbir şeye düşürmedi. Olay tamamen yasal. Yasal olmayan kısmı içinde il tarım müdürlüğü gerekli cezayı kesti ve alan dün itibariyle kaldırılıyor. Haberin arkasında kimler olduğunu ve neden yapıldığını da herkes biliyor. Gerçeklerin er yada geç gün yüzüne çıkma gibi bir durumu var işte. Burada rezil olan haberi yaptıranlar, haberin arkasında olanlar, Uğur Enç ve CHP’dir.
bağıma prefabrik koysam uydudan görülüyor kaldırılıyor. niye göz yumdu….pazarcıların etiket koymamasına göz yumduğu gibi….
Haber yapılmasaydı kalkacak mıydı , bugüne kadar neden kalkmadı.sizi gidi siziii.haberi yapan ve takip eden arkadaşları tebrik ediyorum
büyükşehir dahil niye halen meclis toplantıları canlı yayınlanmıyor? muhalefet nşye konunun takipcisi değil
Sezer için suç duyurusu yapılacak onlarca konu var.
1-) Kavaklı içinde yeşil alan olan yeri yediemin yıllarca kullandı. Niye cezai işlem uygulamadı.
2-) Adnan Mendere bulvarı yapılırken çıkan binlerce parke taşı israf oldu.Eski sanayi bölgesine yığıldı. Oradan tekrar kim taşıdı? Nereye taşındı? BU taşıma maliyetleri kime aitti.
3-) Yüzbaşılarda okul yıkılırken belediye kamyonları niye müteahhitin işini yaptı?
4-) Ford fabrikası girişinde yeşil alan niye tır parkı oldu?
5-) Karaköprüde üst geçidin karşısındaki alanı hurdacı nasıl çevirdi?
3-)
Değirmendere dört yolda palet palet fayanslar hem durak hem yeşil alanı işgal ediyor. Bu alan yeşilalan imarda. Ama hem muhakefet hem sezer ortada yok
Gölcük muhalefeti etkin degil, soru önergeleri yeterli degil. Adnan menderes bulvari yapıldı yagmur gideri yeterli degil. Bu cadde ve yan sokaklarda su birikiyor. Ayni durum Sezai karakoç caddesi icin gecerli
deprem içn güya hataya gitti . hangi otelde kaldı sordunuz mu? otel de kaç lira ödendi? harcırah ne kadar aldı sordunuz mu? krizi fırsata cevirdi mi?
Ali Yıldırım Sezer kadar kafanıza taş düşsün boş beleş adamlar. Hayatınızda iki koyunu güdemezsiniz burada sahte isimlerle saçma sapan bom boş yorumlar yapıyorsunuz karaktersiz insanlar. Bir tane yazdığınızda doğru olsa be.
https://www.youtube.com/watch?v=7Gqix6oFUFw
sezer in görülmesini istemediği meclis toplantısı….
hisareyne gelen tırlar trafik için sorun oluşturmuyormuş. ruhsat ne ruhsatı verildi? sorusunun cevabını veremedi sezer….
açık otopark olur mu? ben gitsem park edebilecek miyim? kendini komik duruma düşürme başkan….
bu yolda bir çocuk tır altında kalırsa suçlusu ki olacak?
Doluyu engellemek için ford patlama yapıyor. Valilik izin verildi deniyor. böyle şey olur mu?
Dereden tonlarca gübre denize gidiyor. Hem deniz hem de dere kirliliği var. Belediye bu sorunları engellemeli. Yıllarca bu sorun engellenmedi….
Gölcük te trafik işlemiyor halen merkeze kentsel dönüşüm adı altında 5-6 kat binalar yapılıyor. bunu da halka kentsel dönüşüm diye yutturuluyor. Burada çocuğu olan aile gürültü ve hava kirliliğinde çocuk büyütecek öyle mi?
Belediye başkanları öncelikli asli görevlerine yoğunlaşmalı. Pazar denetimi, kaldırım işgalleri ve trafik sorunu. Toplu ulaşım araçlarının denetimi çok eksik
Sezer e önerim açsın belediye başkanının görev ve sorumluluklarını okusun. Tiyaro ile 5 yıl geçmez. Ulaşlı alt geçişi temeli bile atılmadı. Söz vermişti…
Deprem bölgesine gönderilen jeneratörler nerde Sezer ? demirbaşlar senin sorumluluğunda hesabı sorulacak
belediye olmuş taciz belediyesi bşk yrd. sezere soramısınız personeli taciz eden zabıta amiri kim, başk yardımcısı kim.kızcaağaz istifa etmiş ve tüm parası peşin ödenmiş diğerinin aileesi ya siz çözün ya biz demiş ama başkan sezecik maçası yemediği için ikisinide görevden alamamış. delil mi. gölaş yönetim kurulu niye değişti.
muhalefet meclis toplantısısnda parkların durumunu gündeme getirdi. Çocukların zarar görebileceğini söyledi. hala duyarsız. PArklara çocuğumuzu çıkartamıyoruz. KUMU EKSİK, BETON BORDÜRLER İLE DOLU PARKLAR….
r…k… internet sitesi var. Burada yeşil alanların nasıl işgal edildiği görülüyor. Özellikle ford fabrikası girişiii
gölcük bnalarında hep fazladan kat var olmayanda ahşap sundurma yapılmış. yangın çıksa insanlar ölecek.
şehrin içi kentsel dönüşüm diye mezar gibi oldu.
Bak Yıldırım, iyi ve doğru insanları hep yanından uzaklaştırdın, yanlış bir düzen kurdun, inşallah seni daha sıkıntıya sokmazlar,birilerini savunmak zorunda kalmazsın.Senin iyi niyetini herkes biliyor, zaten ikinci dönemi de bu sayede kazandın.Ama,herşeyin bir imtihanı vardır, verilen bu nimetlerin gereğini yapmazsan, imtihanı kaybedersin.Belediyene makamına sahip çık,yanında olanlara dikkat et,dost ile dost olmayanı ayırt et ve kimseden çekinme, Allah’a güven.Vakit geçiyor, acele et.
Kaçak yapıya kesinlikle müsade etmez kahramanlarımız daha bir ay olmadı yansanayide kaçak yapıyı hem yıktırdı hatta mescid olarak kullanılan yeri yıkan insanlar kaçak yapıya izin verirmi???
Tırlarına ihaleden iş verilmediği için yaptırdığına kim inanır
Belediyede ve akp ilçe teşkilatında hisareyn ile ilgili hiç bir konuşma yok tarihinde ilk kez suç duyurusunda bulunuyor kimsenin ağzını bıçak açmıyor.birileri tarafından sanal gümdemler ve iftiralarla gündem oluşturuyorlar. Bakalım nereye kadar…