Gölcük Hisareyn’deki büyük rantı hatırlıyor musunuz?
Aldığım tehdit bununla ilgili.
Yazının sonunda anlatacağım.
İlk defa konuyu duyacaklar için biraz olsun giriş yapmam gerekiyor.
Hisareyn’deki kaçak/gecekondu lojistik tesisle ilgili milyonlarca liralık rantı Yaklaşık bir ay önce yazmaya başladım.
Ak Partili Gölcük Belediyesi’nin de işin içinde olduğu çok büyük bir rant çetesi var işin içinde.
Gölcük’teki rant nedir, nasıl ortaya çıkmıştır bir önceki köşe yazımda uzun uzadıya anlattım.
Buradan okuyabilirsiniz…
Yine de çok kısa bir hatırlatayım.
Gölcük’te üretim yapan Ford Otosan Fabrikası’nın büyük bir otopark ihtiyacı var.
Araçları depolayacak alanları yetersiz kalıyor.
Bu durumu fark eden bir iki uyanık Hisareyn’de büyük bölümü tarım arazisi olan 55 dönüm bir araziyi tellerle çeviriyor.
Araziye beton döküyor.
Gölcük Belediyesi de bu 55 dönümlük büyük bölümü tarım arazisi olan alan için otopark işletme ruhsatı veriyor.
Bu alanın tamamı kaçak.
Tarım arazilerinin işgal edilmesi kanuna aykırı.
Tarım olmayan araziler ise konut imarlı.
Belediyenin bu alanlara otopark işletme ruhsatı vermesi bölgede konutlar için bir otopark ihtiyacı olması lazım.
Ancak böyle bir ihtiyaç yok.
İmar kanunun etrafından dolanan belediye konut imarlı parsellere ayrı ayrı otopark çalışma ruhsatı veriyor.
Ancak bu ayrı parsellerin ayrı girişleri yok.
55 dönüm alan sanki tek tapu gibi.
Tek bir giriş kapısı var.
Bu kısım önemli.
Çünkü tarım arazileri işgal edildiği için belediyenin bu kaçak işletmeyi mühürlemesi gerekiyor.
Ancak Ak Partili Ali Yıldırım Sezer başkanlığındaki Gölcük Belediyesi bu işletmeyi mühürlemiyor.
Mühürlemekten imtina ediyor.
Hatta yasadışı faaliyetlerini savunuyor ve İmar Kanunu gereği otopark çalışma ruhsatı verdiklerini anlatıyorlar.
*
Ben konuyu gündeme getirirken özellikle 2 ismi göreve çağırdım.
Bu isimlerden biri Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın idi.
Bir diğeri ise Kocaeli Valisi İlhami Aktaş.
Kocaeli İl Tarım Müdürlüğü ben haber yapana kadar sadece bölgede tarım arazilerinin işgal edildiğini tespit etmişti.
Herhangi bir işlem yapmamıştı.
Haberlerim ve köşe yazılarım sonrasında işlem yapmaya mecbur kaldılar.
13 Ocak Pazartesi günü söz konusu işletmeye 1,7 milyon lira ceza kestiler.
Ancak sadece ceza kesilmesi yeterli değil.
Toprak Koruma Kanunu açıkça diyor ki tarım arazilerini işgal edenlere, bu arazilere beton döküp tarım vasfının yok olmasına sebep olanlara karşı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulun.
Peki Kocaeli İl Tarım Müdürlüğü böyle bir suç duyurusunda bulundu mu?
Bildiğim kadarıyla hayır.
Peki Gölcük Belediyesi’ne “Bu işletme kaçaktır. Mühürlenmesi gerekiyor” diye bir yazı yazdı mı?
Bildiğim kadarıyla hayır.
Haberlerim ve köşe yazılarım sonrasında zoraki bir ceza kestiler.
Ancak yasal olarak suç duyurusunda bulunmak zorundalar.
Belediyeye mühürleme için yazı yazmak zorundalar.
Hepsini geçtim Gölcük Belediyesi ilgili haber ve köşe yazılarına cevap vereceğine bunları birer ihbar kabul ederek işlem yapmak zorunda.
Gölcük Belediyesi bu kaçak işletmeyi mühürlemek zorunda.
Ancak mühürlemiyorlar.
Çünkü bu ranta ortaklar.
Bunun başkaca bir açıklaması yok.
*
İşin içinde çok önemli isimler var.
Tarım İl Müdürlüğünün işi yavaştan almasını sağlayabiliyorlar.
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün İmar Kanunu’nu, Gölcük Belediyesi’nin bu kanuna aykırı ruhsat vermesini görmezden gelmesini sağlayabiliyorlar.
Ford Otosan Gölcük Fabrikası’nın ruhsatsız, kaçak alandan haberdar olmamasını sağlayabiliyorlar.
Çok daha vahimi, muhalefetin gözlerini, kulaklarını kapamasını, yarım ağız bir açıklama yapmasını sağlayabiliyorlar.
*
Kim bunlar?
Arazinin sahibi Karakuş Lojistik.
Melek Karakuş 1.500 hissenin 450’sine sahip.
1.050 hisseye ise Hüsnü Merttürk sahip.
Kim bu Hüsnü Merttürk?
İşin asıl sahibi olan Yunus Merttürk’ün yeğeni.
Yunus Merttürk hani şu geçtiğimiz aylarda Artvin’de bir kişinin silahla vurularak öldürüldüğü ağaç katliamından sorumlu şirketin sahibi.
Bu Hisareyn’deki kaçak/gecekondu lojistik firması da onun.
*
Muhalefetin yarım ağızla bir açıklama yaptığını söyledim.
Geçtiğimiz hafta CHP Kocaeli İl Başkanı Bülent Sarı bir basın toplantısı düzenledi.
3 ilçe başkanı ve 1 belediye başkanı yanındaydı.
Meclis üyeleri yanındaydı.
Çok büyük bir açıklama beklerken dağ fare doğurdu.
Sarı neredeyse hiçbir şey söylemdi.
Sözü ilçe başkanlarına bıraktı.
Kartepe İlçe Başkanı kendi ilçesiyle ilgili konuştu.
Ardından İzmit Orhaniye köyündeki Ak Partili Radiye Sezer Katırcıoğlu’na uzanan olaylarla ilgili konuşuldu.
Daha sonra Gölcük İlçe Başkanı Mehmet Uzuner söz aldı.
Hisareyn’de günlerce yazdığım kaçak tesisle ilgili konuşacaktı.
O kadar baştan savma, o kadar saçma, o kadar kısık sesli bir açıklama yaptı ki hayret ettim.
Söz konusu kaçak tesisin kime ait olduğunu soran gazetecilere, “Onu da gazeteciler bulsun” dedi.
Kem dedi, küm dedi, lafı eğdi, büktü bıraktı.
Yahu be adam hiçbir şey bilmiyorsun madem, açıp iki köşe yazısı okusana.
Arazi kime ait yazıyor.
Rant nasıl sağlanmış yazıyor.
Neler olmuş yazıyor.
Gerçi ben okumadığını sanmıyorum.
Okuduğu için böyle konuştuğu kanaatindeyim.
Yoksa bu konunun üzerine gidecek olan Gölcük Belediye Meclisi’nde sesini yükseltirdi.
Gider Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığı’na hem şirket hakkında hem bu şirkete göz yuman belediye yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunurdu.
Ama yok.
Her ne hikmetse bunların hiçbiri olmadı.
Muhalefet sussa daha iyiydi, konuştu, batırdı.
*
Muhalefetin yapacağını da biz yapalım madem.
İddiaları gündeme getirelim.
Araştırılması için Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu yazıyı ihbar kabul etmesini umalım.
Başlayalım.
Yunus Merttürk Aksoy Beton firmasının sahibi.
Bu lojistik işine de bu vesileyle giriyor.
Lojistik arazilerinin betonlarını döküyor.
Hisareyn’de beton döküyor, karşılığında para yerine şirketten hisse alıyor.
Hisareyn’deki kaçak tesisin işletmeci firması Karakuş Lojistik’te hisse payı 1.500’de 1.050’ye kadar çıkıyor.
Yetmiyor 55 dönüm arazi içeridenki parsellerden satın alıyor.
İş güzel iş, yağlı iş.
Aylık 2,5 milyon lira kira alınıyor Ford’tan.
Bu kira metrekare üzerinden ödeniyor.
Tesisin aslında tamamı kaçak.
Tarım arazileri zaten kırmızı çizgi.
Geri kalan bölge ise konut imarlı.
Bu arazilerde lojistik tesis işletmeniz imkansız.
Ancak bu arazilerdeki parseller için Ak Partili Gölcük Belediyesi ayrı ayrı otopark çalışma ruhsatı düzenliyor.
Arazinin etrafı tamamen tellerle çevrili.
Tek bir giriş kapısı var.
Ancak birden çok çalışma ruhsatlı parsel bulunuyor.
Bu parsellerin hepsi birbiriyle bağımlı.
Müstakil girişleri yok.
*
Vatandaş evinin önüne sundurma yapsa kaçak diye işlem yapanlar, yıkanlar söz konusu kaçak/gecekondu 55 dönümlük devasa bir lojistik tesis olunca sesini çıkarmıyorlar.
Çünkü bu işe ortaklar.
Yunus Merttürk’ten bahsettim.
Kimdir Yunus Merttürk?
Artvin’de silahla bir kişi öldürülmeden hemen önce belediye başkanlarını gezerken yanında kim vardır?
Anlatayım.
Yunus Merttürk Artvin’de belediye başkanlarını Ak Parti Kocaeli eski il başkanı, eski Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş’le birlikte dolaşıyor.
İddia odur ki Mehmet Ellibeş çok uzun süredir Merttürk’ün gizli ortağı.
Gölcük Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde ballı börekli pek çok inşaat ihalesi Yunus Merttürk’e gidiyor.
Mehmet Ellibeş Gölcük Belediye Başkanlığından ayrıldıktan sonra Artvin’den anlıyoruz ki artık iş gezilerine de birlikte gidiyorlar.
Ancak Ellibeş akıllı siyasetçi.
Gölcük’te, belediyede kendine yakın bir isim bırakıyor ardında.
Kimdir o isim?
Kemal Kahraman.
Gölcük’ün kahramanı.
Oğlu büyükşehir belediyesinde çalışırken bir anda on binlerce dolarlık vinçlerin sahibi oluyor.
Belediyeki işinden ayrılıp Gölcük’teki kentsel dönüşüm işine vinç kiralıyor.
Buralar çok mühim değil.
Kemal Kahraman Gölcük Belediyesi’nde başkan yardımcılığı yapıyor.
Belediyeyi Ali Yıldırım Sezer’in değil, Kemal Kahraman’ın yönettiği iddia ediliyor.
Pek çok önemli işte Kemal Kahraman’ın parmağı olduğu anlatılıyor.
Ali Yıldırım Sezer ikinci dönemi için seçim vaadi olarak Kemal Kahraman’ı görevden alacağını öne sürüyor.
Tekrar başkan seçildikten sonra bu vadini yerine de getiriyor.
Ancak işler değişiyor.
Mehmet Ellibeş devreye giriyor.
Hop, Kemal Kahraman geri dönüyor.
Üstelik bu defa genel koordinatör olarak.
Bu Hisareyn konusunda da bütün yetki onda.
Çünkü imar işleri de ona bağlı.
Ben haber yazmaya başladığımda gazeteye geldi.
Konut imarlı arazilere nasıl çalışma ruhsatı verdiklerini anlattı.
Tarım İl Müdürlüğü’nün tarım arazileri ile ilgili tespit yazısını verdi.
Bu ruhsatların usulsüz olduğunu, sadece tarım arazileri dolayısıyla dahi işletmenin mühürlenmesi gerektiğini anlattım.
Ancak sadece ortadaki rantı aklamaya çalışan, lafı eğip büken, kıvıran bir Kemal Kahraman’dan başkasını göremedim.
Ayrılırken de kendisine verdiği cevapların hiçbirinden tatmin olmadığımı belirttim.
*
Gölcük Hisareyn’de kaçak/gecekondu bir tesis var.
Tonlarca beton dökülmüş 55 dönüm araziye.
Bu kaçak/gecekondu tesise göz yuman Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer’i yargılayacak,
bütün işi organize ettiği öne sürülen Kemal Kahraman’ı yargılayacak,
işi ağırdan alıp cezayı ancak haberler sonrasında kesen, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunmayan, tesis için mühürleme yazısı yazmayan Kocaeli İl Tarım Müdürlüğü yetkililerini yargılayacak,
İmar Kanunu gereği haberleri ve yazıları ihbar kabul ederek işlem başlatmayan Kocaeli İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü yetkililerini yargılayacak,
yok mu şerefli, onurlu, baba yiğit bir savcı?
Elbette vardır.
Ancak rantçıdan önce gelir gazeteciyi yargılamak.
Bu sebeple hakkımda alelacele bir dosya açılmış bile.
Aslında yazının konusu bu dosya ve yaşadıklarım idi.
Çok sıktım biliyorum, hemen anlatıyorum.
*
Malum Gölcük Hisareyn’deki kaçak/gecekondu lojistik tesisi tespit etmek için bölgede çok kısa bir süre drone uçurmuştum.
Kaçak tesisin işletmecileri benden şikayetçi olmuşlar.
Bunu duymuştum ancak hangi savcı bu konunun soruşturmasına izin verir ki diye çok ciddiye almamıştım.
Sonuçta konut fotoğraflamıyorum, tesis içerisine girmiyorum, iki parsel yandaki yoldan, köy yerinde birkaç dakika drone uçuruyorum.
Üstelik bunu haberim için delil toplamak adına yapıyorum…
*
Önceki gece saat 01.00’de telefon çaldı.
505’li bir numaraydı arayan.
Açtım.
Gölcük polis karakolundan bilmem kimmiş.
“Bir şikayetle ilgili ifade vermeniz gerekiyor” dedi.
Beynimden aşağı kaynar sular döküldü.
Sinirlendim.
Sebebi ifade verecek olmam değil, gecenin 1’inde aranmam.
Bu açık bir tehdittir benim için.
Mesai saatleri dışında, gecenin 1’inde çocuğumun yanında yatarken beni şahsi cep telefonundan arayan polis, beni korkutmak istiyordur.
Bunun başka bir açıklaması yok.
Bugüne kadar onlarca soruşturma geçirdim, onlarca defa ifadeye çağırıldım.
Mevcutlu alındığım da oldu, davet edildiğim de.
Hiçbirinde gecenin 1’inde cep telefonumdan aranmadım.
Bunun tek bir sebebi var gözümü korkutmak.
Polis gecenin 1’inde sade bir vatandaşı telefonla arayıp ifadeye çağırsa eli ayağı titrer.
Bunu biliyorlar.
Türkiye’deki korku iklimini kendileri için kullanmaya çalışıyorlar.
Bu işte kimin parmağı var bilmiyorum.
Kim gecenin 1’inde bir polis memuruna beni şahsi cep telefonuyla aramasını söyledi emin değilim.
Yukarıda pek çok isim saydım, onlardan biridir eminim.
Gölcük Belediyesi’ne yönetenlerin, Gölcük Polis Karakolu’nda o kadarcık hatırları vardır elbet.
Rica etmişlerdir.
Ricaları yerine getirilmiştir.
*
Dostlar ben bu Hisareyn’deki kaçak tesisi yazmaya başladığımda çok uyarı aldım.
Kenti tanıyan bilen hemen herkes “Dikkat et” dedi.
Gölcük’te cinayet işleyip müebbet hapis alan kimselerin isimleri ile yazılarıma, haberlerime yorumlar yapıldı.
Şimdi de polis ile korkutmak istiyorlar.
Beni devletimin polisiyle korkutamazsınız.
Geçmişte kolluk kuvvetlerini kendi ayak işleri için kullanan FETÖ’nün taktikleri ile yıldıramazsınız.
Bu hareketleriniz şerefli polis teşkilatını lekelemekten öteye geçmez.
Beni ise zerrece korkutmaz.
*
Hisareyn’de yaşananları bir hafta yazdıktan sonra muhalefetin ne diyeceğini bekledim.
Baktım tek bir açıklama ile saçmalayarak, yarım ağız konuşarak konuyu geçiştiriyorlar, devam ettim.
Kaçak tesis için kesilen 1,7 milyon liralık cezayı yazdım sonra.
Yine bekleyecektim.
Herhangi bir suç duyurusunda bulunulacak mı, sorumlular hakkında işlem yapılacak mı, Gölcük Belediyesi ile ilgili bir gelişme olacak mı izleyecektim.
Bu arada sömestr geldi çattı.
Devrim Ekim’in okulu tatile girdi.
Ufak bir tatil planladım.
Bir hafta kadar buralardan uzayacak, bu sırada olan gelişmeleri takip edecektim.
İspanya’ya gittim.
Şimdi dönüş yolundayım.
Hiçbir gelişme olmadı.
Bana açılan ve tehdit olarak gördüğüm o telefon dışında…
Cumartesi gecesi saat 1’de çalan telefonumla ilgili bir şeyler yazmak istedim.
Ancak öfkeme yenik düşerek hakaretler yağdırmamak için iki gün bekledim.
Henüz yazıyorum nasıl tehdit edildiğimi.
Perşembe günü de Gölcük Polis Karakolu’na giderek drone olayı ile ilgili ifademi vereceğim.
Gece 1’de bana telefon açarak rahatsızlık veren polis hakkında şikayetçi olacağım.
Hazır gitmişken Hisareyn’deki kaçak yapıyla ilgili de şikayetçi olacağım.
Söz konusu kaçak yapıyı mühürlemeyen ve bu yapıya Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer’den, belediye genel koordinatörü Kemal Kahraman’dan, bölgeyi talan eden ve tarım arazilerine çöken Karakuş Lojistik’ten, ben yazana kadar bu duruma göz yuman ve cezai işlem uygulamayan İl Tarım Müdürlüğü’nden, İmar Kanunu’na muhalefet edilmesine rağmen halen bir işlem yapmayan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkililerinden,
Söz konusu CHP’li belediye başkanları olduğunda basın açıklamalarından 5 dakika sonra işlem yapanlar maalesef Ak Partili Gölcük Belediyesi’ne karşı sessizliğini koruyor.
Ancak benim inancım özellikle Kocaeli Valisi İlhami Aktaş açısından tam.
Vali Aktaş gereğinin yapılması için eminim düğmeye basacaktır.
Biliyorum çok şey istiyorum ancak şu benim gece 1’de cep telefonumla aranmam ve göz dağı verilmesiyle ilgili de bir inceleme başlatabilirse çok memnun olacağım.
Bir vatandaş olarak talebim bu.
Kolluk kuvvetleri vasıtasıyla korkutulmak istenen bir vatandaş olarak…
*
Son olarak Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’dan bir talebim var.
İlçe belediyesi işini yapmıyor.
Kaçak yapıyı mühürlemiyor.
Kocaeli’de bir gecekondu her ay milyonlarca lira gelir elde ediyor.
Buna dur demek artık büyükşehir belediyesine düşüyor.
İlçe belediyesinin mühürlemediği, görmezden geldiği bu kaçak/gecekondu işletmeyi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bir an önce mühürlemelidir.
Hepsinden önemlisi Kocaeli Valiliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yaşanan süreçle ilgili kamuoyunu şeffaf olarak bilgilendirmelidir.
*
Şu rantın binde birini muhalefet belediyeleri yapsa idi…
Şu kanunsuzluğu, hukuk tanımazlığı Ali Yıldırım Sezer değil de bir muhalefet partisi belediye başkanı yapsaydı çok soruşturma açılmış ve hatta tutuklanmıştı.
Ancak iktidarın koruyucu yeleği var Sezer’in ve Gölcük Belediyesi’nde bu ranta göz yumanların üzerinde.
En azından onlar öyle düşünüyor.
O rahatlıkla hareket ediyorlar.
Konuşan, yazan, çizen gazeteciyi ise kâh katil isimli yorum göndermeleriyle kâh gecenin 1’inde polise aratarak korkutmaya, susmaya çalışıyorlar.
İstiyorlar ki düzenleri bozulmasın.
Bekliyorlar ki kimse yanlışlarını yüzlerine vurmasın.
Daha çok beklerler.
Çok guzel çok ayrıntılı çok iyi anlatmışsınız artık görev yetkili mercilerin
tek suçu bu değil sezerin. dereden tonlarca pislik denize aktı ortada yok.
Kentsel dönüşüm diye gölcük ün içine beton yığını yaptı. O beton yığınında çocuk büyür mü? kendi nerde oturuyor?
İzinsiz drone uçurmak suç ve 78 bin lira cezası var. Sende kanunları ciğnemişsin. Burada haktan kanundan bahsediyorsun. Önce bu cezayı bir öde
Köşe yazarı konuyu gündeme getirirken belgelendirmek için dronu kullanmış, konuya nerden baktığın cevabından belli…Her türlü yolsuzluğu AK lamak için ne hikmetse birileri sahipleniyor. Yazık çok yazık. Ancak bu millet hak ettiği şekilde yönetiliyor.
Adam ne anlatıyooor , sen ne diyorsun. Vizyona bak hele. O kadar yazılan şey içinde buna mı takıldın. Ne oldu adam gazeteci olarak senin yandaşının ayağına basıyor, ses senden geliyor.
Hadi git ötede oyna , çocuk oyuncağı değil bu işler. Aklının yetmediği işlere karışma
Gazeteci, yazı yazmak için haber yapıyor. Senin kirli özel hayatını dikizlemiyor. Onlardan,rantçılardan olduğun anlaşılıyor
Kalemine saglık tebrikler.ben bir ak partili olarak yazıyorum bunu vallahide billahide tallahide tayyip erdogan için canımı veiririm ve halen aktif al partiliyim.eger ki ben bu gölcük belediyesinde olan olayları sizin bahsettiginiz bu isimleri tek tek genel merkeze,ve cumhurbaskanına dosya olarak göndermessem namussuz serefsizim.artık gölcük bu isimlerden bıktı yoruldu.. SAYGI DEGER YILDIRIM SEZER BAŞKANIM SEÇİM ÖNCESİ GÖREVDEN ALACAGIM SÖZ VERDİGİN KİŞİLERİ GÖREVDEN ALMA ZAMANI GELDİ ACİLEN 2 başkan yardımcısını görevden alıyosun.birincisi söz verdigin seçimlerden önceki baskan yardımcısı.. digerini zaten sen biliyosun son günlerde olanlara istinaden biran önce hamleni yapmalısın yıldırım başkanım senden ricamız bunlar
Biraz zor kardeşim.
Kardeşim benim,onların geçimi,düzeni işten. Haram gözlerini kör etmiş. Ben de akpartiliyim ama sadece tayyipe oy veriyorum,gerisi hep hırsız. Geri kalan hiçbir akpartiliye oy verip vebale girmiyorum.